Merhum Durmuş Hocaoğlu demokrasimizin tüm eksikliklerine ragmen , diğer islam ve Ortaasya ülkelerinden farkını belirgin örnekler vererek anlatırdı. Ülkemizin farkını anlatırken de artık hiçkimsenin gece yarısı sorgusuz ,sualsiz kapısnın çalınamayacağından ve sebepsiz gözaltına tutulamayacağından bahsederdi.Değerli araştırmacı D.Acemoğlu,J.Robinson ile birlikte hazırladığı “Ulusların düşüşü” çalışmasında, demokratik ve liberal değerlerin ( Hukuğun üstünlüğü,temel hak hürriyetler vs ) temel aldığı kurumların bulunduğu Anglo Sakson ülkeleri ile bu kurumların olmadığı Latin ülkeleri arasındaki refah uçurumundan bahsediyor.Bu ülkeler arasındaki coğrafi ve tarihsel süreç benzerliklerine ragmen ,refah ve gelir dağılımındaki Anglo Saksonlar lehine olan üstünlüğe dikkat çekiyorlar. Bu konuda ilginç örnekler söz konusu kitapta dahil, ,paylaşmak istiyorum ; A.B.D, 1912 Kaliforniya ve 1899 Nogales-Arizona bölgelerini ( Kaliforniya bataklık Nogales çöl ) Meksika’dan ucuz fiyatla alıyor. O zamanların bataklık Kaliforniyası bugün sadece kendisi Dünya’nın en büyük ekonomilerinden biri oldu. Nogales Arizona ile Meksika da kalan kısmı Sanora arasında da gelişmişlik uçurumları mevcut. Girişimciler açısından da benzer ; Microsoft’un sahibi Bill Gates’in antirekabet yüzünden yasa karşısında boynunu eğmesi ve tekrar toparlanması, diğer yandan da Meksika’da politik koşulları da kullanan al-sat zengini Carlos Slim’in ABD’de yatırım girişiminde bulunması , Gates ve rekabetçi yasalar karşısında da başarısızlığa uğraması ve Meksika’ya dönmek zorunda kalması hikayeleri de dikkat çekici örneklerdendir.

Merhum Menderes,Demirel ,Özal ,kısa Erbakan ve Ak parti döneminde teşebbüs,ifade ve inandığı gibi yaşama hürriyetlerindeki ilerlemelerin ve rekabetçi piyasanın gelişmesinin ekonomiye ve refaha olan pozitif etkisi çok açıktır.

Türk Solu’nun Jakoben olmayan kanadının, özellikle muhalefet ve bağımsız örgütlenme özgürlüğü kültürü açısından demokrasimize katkıları tartışılmazdır.Son dönemlerde Liberal değerlerin de taşıyıcığına üstlenmiş Türk Solu’nun kitlelerle her zaman iletişim sorunu olmuştur.Bunun gerekçesi zaman zaman din olmuş, bazen de gelenek ve ticari piyasa’nın işletilmesi konuları olmuştur.Dar bir örnek olsa da Terzi Fikri’nin Fatsa, Merhum Ecevit’in 1979 seçim zaferi, belki de KCK’nın kitleler üzerinde uyguladığı metodlardan elde ettiği tedrici başarılar gibi birkaç istisna dışında,, siyasi tarihimizde bu hep böyleydi.

13 Yıllık Ak parti iktidarında kitlelerle doğru iletişim kuramayan muhalefet partileri,başlangıçta bir dip dalga darbesi niteliğini taşıyan Gezi hareketiyle işlevlerini fiilen Gezi’nin entellektüel beyni olan Türk ve sonradan katılan Kürt solu ve Liberallerine terk ettiler. Gezi’nin beyni niteliğindeki bu entellektüeller, Sosyal medya başta olmak üzere mahallede de muhalefet partilerinin fonksiyonunu üstlendiler.

Bu kesimler özellikle AK parti’nin kalkınma ve hizmet ağırlıklı politikalarının yan etkilerine karşılık, demokratik ve liberal değerleri savunarak yüksek bir özgüven içinde toplumsal muhalefetin beyni olduklarını varsaydılar,Haziran seçimleri ardından elde edilen sonuçtan sonra, bu konuda yüksek bir özgüven sağlamışlardı.

1 Kasım seçimleri sonucunda , Entellektüel muhalefet ( aralarında az miktarda liberal sağ olsa da daha çok sol ve liberal ) hayal kırıklığının ötesinde halkı dolaylı da olsa suçlamaya veya yalnızlaşmaya yöneldi.Aydınlarımızın evrensel kriterlerle ne kadar liberal veya sol oldukları ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte ; savundukları demokratik değerlerin kitle bireyleri’nin hayatlarında ne derece refah seviyesini arttıracağını ve gelir uçurumunu kapatacağını anlatamadılar.Bu konuda yaşanmış güzel deneyimleri ve hikayeleri maalesef söylem dışında pek yoktu.Halk bunları kendisine hep yabancı gördü.Tezlerini afaki buldu.

Özellikle Batı’da Liberal değerleri savunan insanların bir kısmı,Amerika kurucuları gibi burjuva-tüccarlar,bizde ise daha çok İttihat-terakki geleneğinden gelen bürokratlardı.CHP bu geleneğin bürokrat kanadının üstünden şekillendi,DP ise daha çok mülk sahiplerinin üstünden vücut buldu.Bu doğrultuda CHP’de öncelik Devlet , DP-AP-ANAP-AK Parti geleneğinde öncelik ise halk başlangıç referansı oldu.

Türk ve belli bir döneme kadar Kürt solu’nun bir kısmı CHP’de tutunmaya ve yer bulmaya çalıştı. Özellikle 70’li yıllardan beri süre gelen Türk Sağı ise değişik kırılmalar ve savrulmalarla gelerek şu an AK Partide mütecessim oldu.

Son seçimlerde belirleyici parametreler can güvenliği ( devlet-kamu düzeni ) ki merkezinde Ak parti duruyor ve mal güvenliği idi ( ticareti ve hizmetin işlevselliği ). Halk oyunu kullanırken, yaptırım gücü olamayan entellektüellerin savunduğu değerlerin ,Kürt ve Ortadoğu gibi sorunlara ilişkin analizlerinin kendi can / kamu ve ticaret güvenliklerinde ,yolsuzluk,çürüme,adalet benzeri değer yıpranmalarının da yaşamını değiştiren büyük yatırımlar karşısında karşılığına ikna olamadı.Entellektüeller Taksim’den fikirlerini Anadolu’nun kahvelerine taşıyacak kurumları yoktu.,azimleri yetemedi.Halk Ak partili politikacıların popular söylemlerini ve nasıl yaptıklarına değil,neyi yaptıklarına itibar etti.

Bundan böyle anlaşılıyor ki, bu entellektüellerimizin sağlıklı bir retrospektif yapma koşuluyla Anadolu’ya değerleri ni anlatmaları ve ikna etmeleri başka bir baharı gerektirecek.

Merhum Özal’ın teşebbüs,ifade,inanç,dolaşım ve mülkiyet özgürlüğü olarak yorumladığı demokratik değerlerin bugünden 2023’e nasıl yansıyabileceği veya Otoriter&Totaliter rejimlerde kalkınma,refah ve gelir dağılımı adaleti ilişkileri ise ayrı çalışmaların,yazıların konusu olacaktır.

 

A.Tarık Çelenk

1961 Erzurum doğumlu. Haydarpaşa Lisesi ve İ.T.Ü’yü bitirdikten sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığında subay olarak nasıp edildi. 1999 yılında Binbaşı rütbesinde istifa etti. Özel sektör ve İSKİ’de yönetim kurulu üyesi olarak çalıştı. 2005-2011 arası Ekopolitik düşünce kuruluşu ile Çatışma çözümleri ve Musul Vilayeti üzerine teorik ve saha çalışmaları yaptı. 2013’de Akil İnsanlar gurubunda görev aldı. 2018-2019 arası Vakıfbank Kültür yayınları kuruluşunda görev alıp Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. Türk Sağının Düşünce Atlası kitabını yayınladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir